Jane Maryam

Temmuz 23, 2019


Bazı şarkılar vardır ki, dinlemekten öte yaşarsınız. Göğsünüzü binbir düşünce doldurur, bazen geçmişi düşünüp hüzünlenirsiniz, bazen de sevdiklerinizi düşünüp mutlu olursunuz. Benim için tam olarak böyle bir şarkı Jane Maryam.

Nazenine Maryam olarak da bilinen Farsça şarkı kimilerine göre aşk, kimilerine göre bir ayrılık şarkısı. Hikaye şudur ki, ertesi gün idam edilecek bir subay, yanında uyuyan kızı için bu şarkıyı yazmıştır. Şarkının sözleri şu şekilde;

Kırmızı ve beyaz çiçeğim, ne zaman geliyorsun?

Küçük taç yaprağım, ne zaman geliyorsun?

Dedin ki çiçekler açtığında geleceğim

Dünyanın bütün çiçekleri açtı, ne zaman geliyorsun?

Meryem’im, aç gözlerini, söyle ismimi

Şafak vakti ve güneş doğdu

Tarlaya gitme zamanı geldi

Ah tatlı Meryem

Meryem’im, aç gözlerini, söyle ismimi

Çık evden, yola koyul

Omuz omuza, eski günlerdeki gibi

Ah güzel Meryem

Yine sabah oldu ve ben hala uyanığım

Keşke uyuyabilsem ve seni görsem rüyamda

Hüzün tomurcukları büyüdü kalbimde

Yürek nasıl baş eder bu acıyla

Ah tatlı Meryem

Şimdi hasat zamanı, gel, beni terk etme, sen benimsin

Çalışmaya gidelim, buğday biçmeye

Şimdi biçme zamanı, gel, beni terk etme, sen benimsin

Çalışmaya gidelim, gel, gel güzel Meryem, tatlı Meryem

Sözlerini hiç anlamadığı bir şarkıyı dinlerken nasıl böyle yüklü bir hisse kapılır insan bilemiyorum. Şarkıyı hikayesi ve Türkçe sözleriyle beraber dinleyince, içinizde, bazı şeyleri değiştiremeyeceğinin pişmanlığı, geçmiş güzel günlere dönme isteği ve sevdiklerinden ayrılmanın vermiş olduğu üzüntüyle beraber bir burukluk oluşuyor.

Bu geceden sonra hayata gözlerini kapayacak birinin geride bırakacağı küçük Meryem’ i düşünüyorsunuz. Elinden hiçbir şey gelmemesini, sadece yanı başında oturup hatıralarda kalan güzel zamanları tekrar yaşama arzusunu hissediyorsunuz. Şarkı bittikçe başa sarıyorsunuz, kaç defa dinlediğinizin farkında değilsiniz. Bu şarkının yarattığı küçük dünyada Meryem’ in yanı başında bekliyorsunuz, saçını okşayıp yaşanamayacak ilerdeki güzel günlere üzülüyorsunuz. Bu zamansız ayrılığa isyan ediyorsunuz ama kaderi değiştiremiyorsunuz, geride sadece gözyaşlarınız kalıyor.

Şarkıdan bu kadar etkilenmemin bir sebebi de Sara Naeini. Pürüzsüz sesiyle size o kadar iyi dokunuyor ki şarkıyı bu denli yaşayabiliyorsunuz. Ayrıca ünlü Rus piyanist Evgeny Grinko ve İranlı keman sanatçısı Farid Farjad da bu şarkıya yeniden hayat verenlerden. Dinlemek isteyenler için linki aşağı bırakıyorum.


İyi dinlemeler, umarım siz de seveceksiniz.

5 yorum:

  1. heey bunun için de tişkir :)

    YanıtlayınSil
  2. Bu şarkıyı dinlerken çok özel olduğunu hissediyordum zaten.Bu yazıyı okuduktan sonra daha anlamlı gelmeye başladı.Teşekkürler.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Benim de içimde bir şeylere temas edebilen ender şarkılardan. Güzel yorumunuz beni çok mutlu etti, teşekkürler

      Sil
  3. Çok derin duygular uyandıran bir besteydi,Hikâyesini aktardiginiz için teşekkür ederim ☺️

    YanıtlayınSil

Blogger tarafından desteklenmektedir.