Yeşil Yol | Gerçek Hikaye



Yeşil yol filmini herkesin malumu. Mükemmel hikayesi ve etkileyici oyunculuklarıyla tarihin en iyi filmlerinden. İtiraf etmek gerekirse izlerken ağladığım tek film. Sizlere bu yazıda, belki de birden çok izlediğiniz Yeşil Yol’ u tanıtmayacağım tabi ki. Filme konu olan gerçek hikayeden bahsetmek istiyorum. Hadi başlayalım:

Öncelikle Yeşil Yol, kitap uyarlaması bir film. Hem de çok tanıdık birinden, Stephen King. Yine de izlemeyenler için kısa özet geçelim. Film, iki küçük kızı öldürmekle suçlanan ve idama mahkum edilen siyahi bir adamın ölüme giden yolculuğunu ele alıyor. Peki Stephen King, bu hikayeyi yazarken neyden esinlenmiş?


14 yaşındaki George Stinney, ölümle cezalandırıldığında tarihin en genç idam edilen mahkumu oldu. Onu idama götüren suçlama ise 11 ve 7 yaşındaki kız kardeşleri öldürmesiydi. 23 Mart 1944 tarihinde kaybolan küçük kızları son gören, çobanlık yapan Stinney’di. Günler sonra kızların cesetleri bir kuyu içinde, kafaları ezilmiş şekilde bulundu. Etrafta olabilecek tek şüpheli ondan başkası değildi. Arandığını öğrendiğinde ise 14 yaşındaki bir çocuk ne yaparsa onu yaptı, korktu ve saklandı. Bulunup, hapse atılması ise çok sürmedi.


81 gün hapiste kaldı. Kimseyi görmesine izin vermediler. Siyahi düşmanlığının zirvede olduğu bir dönemde, iki küçük beyaz kızı öldüren bir zenci, onlar için şeytandı. Tek kişilik hücrede, elinde sadece İncil vardı. Kardeşi, “George olay saatinde hep yanımdaydı.” diye ifade verse de dikkate alınmadı. Stinney ağzından bir itiraf mektubu kaleme alındı ama bundan Stinney’in haberi yoktu. Artık bir umut yoktu, yeşil yol görünmüştü.

George Stinney’in mahkemesi sadece 2 saat sürdü. Yargıç ve tüm jüriler beyazdı. Lehine yapılan şahitlikler dikkate alınmadı. Dedektifler, Stinney’ in 19 kiloluk demir çubukla kızları öldürdüğünü tespit etmişlerdi. Oysa o sadece 40 kilo olan bir çocuktu. Karar verildi ve elektrikli sandalye hazırlandı.


Ancak koca koca adamlar için hazırlanan düzenek, bu çocuk için uygun değildi. Boyu bile yetişmiyordu. Elinde taşıdığı İncil’i, altına koyarak yükselti yaptılar. Gözyaşları içinde hayata gözlerini yumdu George Stinney.


Aradan yıllar geçti ve 2014 yılında Stinney’ in ailesi yeniden mahkemeye başvurdu. Mahkeme sonucu, Stinney’ in aleyhine yeterli deliller olmadığı ve lehine yapılan gerçekçi şahitliklerin de dikkate alınmadığı için 70 yıl önceki yargılamanın geçerli olmadığına karar verildi.  Belki hak yolunu buldu ama geç gelen adalet üzüntü ve pişmanlıktan başka bir şeye yaramadı.


İşte Stephen King, bu hikayeden ilham alarak Yeşil Yol’ u yazdı. Filmdeki John Coffey aslında George Stinney’di. Stinney bu kadar küçük bir çocuk olduğu için mi filmde onu iri yarı biri oynadı bilinmez ancak o hep çocuk ruhluydu. Hikayeden geriye, hiç kimsenin yerinde olmak istemeyeceği 14 yaşındaki bir çocuğun korkunç şekilde idam edilmesi kaldı.

46 yorum:

  1. Stephen King... En benzersiz yazarlardan...
    Bu tür filmleri kaldıramadığımdan dolayı bu filmi izlemedim. Biliyorum gerçeklerden kaçmak hoş bir şey değil ama filmlerden çok etkileniyorum. Bu film hakkında bilgim vardı biraz ama sayende pekişti.
    Ayrıca insanın insana, özellikle de en masum çocuklara yaptığı bu tarz şeyleri görünce gerçekten cehennemin burası olduğunu düşünüyorum. Özellikle empati yeteneğim çok güçlü olduğundan böyle şeyler gördüğümde birazcık sinir krizi de geçiriyorum... Ama dediğim gibi hayatın boktan gerçekleri, ne geçmişi değiştirebiliyoruz ne de şu anda olan iğrenç şeyleri değiştirmeye gücümüz yetiyor...

    Teşekkürler Taha

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Olan olduğuyla kalıyor, pişmanlık hep baki.. Hikayeyi okudukça benzer duyguları hissetmiştim ben de..

      Sil
  2. Stephen King kalemi sağlam bir yazar... Yeşil Yol'da etkileyici kitaplarından birisiydi. En beğendiğim yazarlardan birisidir. Bu arada Mimlendin! 😊

    YanıtlayınSil
  3. Çok etkilenerek izlediğim filmlerden biridir.

    YanıtlayınSil
  4. İlk olarak,Stephen Kingin kitabından uyarlandığını yeni öğrendim. Yeşil Yol kesinlikle ağlatır, her defasında.. en acıklı sahneyi koymuşsun bir de resim olarak..
    Irkçılığın ne kadar şeytani olduğunu bir kere daha gördük. Beyni kitleyip tamamen karşındakini bir an önce yok etmeye odaklanmışlar. Yazık.. ama eminim o çocuk cennettedir..

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. O küçük kızlar gibi gerçekten Stinney' de masumsa, hiç acı çekmeden cennete gitmiştir umarım. Kendini onun yerine koyunca çok kötü hissettiriyor, çok kötü..

      Sil
  5. takibe aldım seni..güzel yorumun için teşekkürler

    YanıtlayınSil
  6. Filmini çok severim, hikâyeyi bilmiyordum, daha da iç acıtıcıymış :/

    YanıtlayınSil
  7. Bu hikayeyi bilip izleyince insanın içine daha bi dokunur.Bende hikayeyi hiç duymamıştım.Bu güzel yazı için teşekkürler Taha!

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ben teşekkür ederim Şeyma Nil, gerçekten yeniden izlesem eminim daha da hüzünlenirim :/

      Sil
  8. Başyapıtlardan biri olan bu filmi çok kere izledim ama hikayesini ilk defa sizden öğrendim, tşkler

    YanıtlayınSil
  9. güzel hikayemiş. bu film ve esaretin bedeli, amerikalıların en sevdiği filmlerden :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Evet, kendimi bildim bileli IMDB' de hep üstte bulunurlar :)

      Sil
  10. Hikayesini biliyordum ama çocuk olması gibi en önemli kısmı atlamışım. Çocuk çocuğu niye öldürsün ki! Hem de demirle... Üstelik yaşıtları ve kızlar... Erkekler birbiri ile kavga eder ancak...
    En önemli delil buymuş.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. O dönemki siyahi düşmanlığında, bir kurban aranmıştır belki..

      Sil
  11. Çok acı, çok kötü bir olay. King'in kitabı ve film uyarlaması da efsaneydi.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Kitabını okumamam benim için ne kötü :/ ama filmi gerçekten çok etkileyiciydi.

      Sil
  12. Kalbi sıkışıyor insanın... Ben sadece filmini izledim. Boğazımdaki düğümü ve son sahneyi çok net hatırlıyorum. Son olarak, oldukça güzel gidiyorsun Taha. Sakın bırakma yazmayı. Seni kocaman kucaklıyorum :))

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bu cesaretlendirici yorum için o kadar çok teşekkür ederim ki :))

      Sil
  13. Filmi izlemeyi bayadır istiyorum ama bir şekilde hep erteliyorum. Sevmeyeceğimi düşündüğümden de değil aslında. Hatta bilhassa baya etkileneceğimi düşünüyorum. Hikayesi de ürpertici, üzücü ve yürek burkucu. İnsan hayatı bu kadar basit olmamalı. Geç gelmiş adalet malesef ki olmuş bitmiş şeyleri geri almıyor. Güzel ve bilgilendirici bir yazıydı bu arada.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Yorumun için teşekkür ederim İlkay. Film gerçekten çok etkileyici, bir gün mutlaka izleyip etkisinden çıkamayacaksın..

      Sil
  14. Yıllardan önce izleyip çok etkilenmiştim sonra hikayenin gerçek olduğunu öğrendiğimde birkaç kez daha izledim. Başka bir gözle izleyince de bazı replikler gerçekten çok daha etkileyici geldi. İyi bir yazıydı, teşekkürler Taha.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim Ecehan Hanım, hikayeyi öğrendikten sonra bir kere daha izlemeyi düşünüyorum ben de.

      Sil
  15. Yeşil Yol'un hikayesini biliyorum. Gerçekten çok sinir bozucu bir hikaye bu. Bu dünyada insanların egosu hırsı yüzünden kimler kimler boş yere öldü başkalarının kurbanı oldu. Bu hikayeleri duydukça yaşama sevincim kalmıyor. Sayenizde bilmeyenler öğrenmiş oldu bu hikayeyi. Teşekkürler.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Filmden sonra araştırınca keşfetmiştim ben de, gerçekten çok üzücü..

      Sil
  16. Hala izlememiş olmam 🤦🏼‍♀️

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. İzle izle ağlarsın :/

      Sil
    2. şu sıralar tam o moddayım dur listeye ekleyip ağlayayım. (ㅠ_ㅠ)

      Sil
  17. Merhabalar.
    Televizyonda her yayınlanışında ben de oturur izlerim. Gerçekten çok güzel ve etkileyici bir film. Film ile ilgili paylaştığınız hikaye yazısı için emeğinize ve yüreğinize sağlıklar dilerim.

    14 yaşında bir çocuğun işleyeceği bir cinayet olmamasına rağmen, sırf zenci olması sebebiyle suçlanarak ölüme mahkum edilmesi, elbette çok acı bir tablo. Onu yargılayan ve akabinde cezalandıranların sonlarının pek iyi olduğunu sanmıyorum.

    Adalet, adalet, adalet!..
    Selam ve dualarımla.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Merhabalar Recep Bey, öncelikle yorumunuz için çok teşekkür ederim. Hikaye gerçekten acıklı, o dönemi ve yaşanılanları düşününce üzülüyor insan.

      Sil
  18. sosyal medyada rastlamıştım benzer paylaşımlara.. çok etkileyici bir yazı olmuş..

    YanıtlayınSil
  19. Tüylerim ürperdi okurken! Geç gelen adalet neye yaradı bilemiyorum. Ailesi olsam bu kararı alan hakimi ve diğerlerinden büyük meblada para verilmesini talep ederdim. Evet belki komik geliyordur para istenmesi fakat bu durumda ancak o kararı verenlerin kendilerinin de öldürülmesi ailesine teselli ederdi bence. Bilemiyorum, yükseldim bu yorumu yazarken de... Gerçekten çok üzüldüm ve Stephen King'in bu olayı kaleme almasına çok sevindim. Bilinmeli, okunulmalıydı...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Eminim daha böyle nice kötü olaylar vardır. Olan olduktan sonra ne yapılsa fayda etmiyor malesef :/

      Sil
  20. Film duygusaldı , ancak hikayesi daha acıklıymış. Güzel anlatmışsın.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler yorumunuz için, gerçekten çok üzücü bir hikaye ve arkasında harika bir filmdi.

      Sil
  21. Film ilk yayınlandığında üniversiteyi yeni bitirmiştim. Aradan uzun yıllar geçsede etkisi hep devam etti.

    YanıtlayınSil
  22. resimler içimi acıttı :(
    http://loveandsmile.wordpress.com/

    YanıtlayınSil
  23. 17 yaşım var. İzlerken ağladığım, aynı zamanda hayatı biraz da daha iyi anlamamı sağlayan tek film buydu.

    YanıtlayınSil
  24. Takibe aldım bende sizi sayfamı ziyarete davet ediyorum
    https://heybiliro.blogspot.com/

    YanıtlayınSil
  25. dostum yazını gördükten sonra green mile izledim güzel filmmiş saol

    YanıtlayınSil

Blogger tarafından desteklenmektedir.